Hacerül Esved Taşı Ve Putperestlik İddiası

Ateistlerin çokça kullandığı ve imanı zayıf olan müslümanların aklını çelmek için kullandıkları iddialardan biride çoğunun islamda yerri olmayan islamda yeri olupta maalesef mana itibari ile anlaşılmayan ibadetlerin sanki putperestlik şirk koşma ile alakası olmuş gibi gösterilmesi ve daha önceki arap toplumunun putçuluk anlayışından geldiği yanılgısıdır.Bilinçsiz müslümanların yaptığı gibi türbelere çaput bağlamak İstenicek tek ilahımız olan allah varken onu bırakıp tapılacak başka madutlar edinmek maalesef islam düşmanlarının eline yağ sürmektedir.

Ama bu davranışların aksine islamda yeri olan ve ateistlerin çok kurcaladığı bir konu vardır ki oda hacerül esved taşıdır.Burda altını çizmek gereken nokta HZ ÖMERİN DE DEDİĞİ VE ADINDAN DA ANLAŞILACAĞINA GÖRE O SADECE BİR TAŞTIR.ve ona ilahlık vazifesi yüklemek şirktir.islamın bu olaylara bakış açısı budur. Read more »

Kuranın Aslı Yakıldı Mı?

Bu dikkat çekici başlığa Kuran’a karşı saldırıların yapıldığı ateist sitelerde çok fazla rastlanmaktadır. Bu başlık kullanılan yazılarda genelde tarihi bazı olaylar çarpıtılarak, konu saptırılmakta, insanların Kuran’a bakışında kuşkular oluşturulmaya çalışılmaktadır. Bu sinsi yaklaşım, tarihi gerçekler objektif değerlendirildiğinde boşa çıkacağı açıktır.

Bu yazıda sizlere Kuran’ın derlenmesi ve günümüze kadar nasıl geldiğini anlatmaya çalışacağımız. Bu süreç içinde yaşanan olaylar, ön yargılı ateistler tarafından nasıl çarpıtıldığına değinmeye çalışacağım.

Kuran’ın vahyedilmesi ve yazılması:

Vahiy kelime gizli konuşmak, fısıldamak anlamlarına gelmektedir. Peygamberlere vahiy onun elçisi Cebrail tarafından getirilmiştir. Peygamberler de kendisine aktarılan bu vahyi, görevi gereği diğer insanlara aktarmıştır. Al’a suresinde Allah Kuran’ın peygambere vahyini şöyle anlatmaktadır: Read more »

HAVVA’NIN MİTOKONDRİYAL DNA’SI (Kurandaki Bilimsel Bir mucizeye daha şahit olalım)

Sizi bir tek benlikten yarattı, sonra ondan da eşini var etti…

39 Zümer Suresi 6

Mikroskobun geliştirilmesi sayesinde hücrenin analiz edilmesi mümkün oldu. Hücrenin iyice analiz edilmesi insan bedeninin daha iyi tanınması demektir. Erkeğin veya dişinin her birinin DNA’larında hem erkeğin, hem dişinin genetik kodu vardır. Bunun anlaşılması Hz. Havva’nın sırf Hz. Adem’in vücudundaki bilgilerle, Hz. İsa’nın sırf Hz. Meryem’in vücudundaki bilgilerle nasıl yaratıldıklarının daha rahat anlaşılmasını sağlar. Read more »

Kuran-ı Kerim Surelerinde Müthiş Simetri (KURAN İNSAN SÖZÜ OLAMAZ)

…..Şüphesiz, Allah her şeyin hesabını tam olarak yapandır.nisa 86

Kuran İnsanlığa Allah Tarafından İndirilmiş bir kitap olup içerisinde insanoğlunu hayretler içerisinde bırakan,Onu anlamaya çalışanların hayranlığını kazanan muazzamam bir kitaptır.Bu Yazımızda Kuranı Kerimde matematiksel anlamda Surelerin ve ayetlerin dizilişinde ne derece şaşırtıcı bir düzen olduğunu ve bu kitabın Allah tarafından indirildiğini ve bir insan sözü olamyıcağını göstermeye çalışacağız Read more »

Hz Yunus Kıssasında Çelişki Var Mı?

Ayetler arasında çelişki var mı?Kuran’ın 37/143-144. ayetleri ile 68/49. ayeti arasında bir çelişki bulunduğu iddia edilmektedir. Bu iddiaya göre, Kuran’ın bir yerinde “Hz.Yunus’un çok tespih edenlerden olmaması halinde kıyamete kadar balığın karnında kalacağı” söylenirken, bir başka yerinde “Allah’ın nimeti olmasaydı, sahile atılacağı” ifade edilmekte ve bu nedenle çelişkili bir durum ortaya çıkmaktadır. Acaba her ikisi de Mekki olmasına rağmen, bu surelerde gerçekten büyük bir dikkatsizlik sonucu bir hata yapılmış mıdır, yoksa dikkatsizce davrananlar aslında söz konusu iddianın sahipleri midir?

 

İlgili ayetlerde eğer Hz.Yunus çokça tespih edenlerden olmasaydı, o büyük balığın karnından hiçbir zaman kurtulamayacaktı deniyor. Bu şu anlama gelir: O çokça tespih edenlerdendi ve balığın karnından kurtulabildi. İkinci ifade ise şöyledir: Allah’ın nimeti ona ulaşmamış olsaydı, kınanmış/mezmum bir halde alana atılacaktı. Bu da şu anlama gelir: Allah’ın nimeti ona ulaşmıştır ve o kınanmış bir şekilde alana atılmaktan kurtulmuştur.

Ayetlerden öğreniyoruz ki, Hz.Yunus kurtarılmış ve bir alana bırakılmıştır. Fakat bu alan, yukarıda bahsedilen alan değildir. Hz.Yunus’un Allah’ın nimetine erişememesi halinde kınanarak atılacağı alan, cehennemden bir yerdir. Oysa o kurtarılmış ve dünyadaki bir alana atılmıştır. Aşağıdaki ayette insanların kınanmış/mezmum bir şekilde cehenneme atılacakları söylenmektedir: Read more »

İnsan Allah’a Muhtaçtır

Ey Llbarotuvarları ile hava atan Akıl

Yoktan bir Şey Mi Buldun????

 

Her şeyin insanın emeği insanın akılının ürünü olduğunu söyleyen arkadaşlar şimdiye kadar bilim ne yapmıştır ne kadar ilerlemiştir ki böyle konuşabiliyorsunuz.Hanginiz Şu an bu satırları yazarken kendi iradesi çerçevesinde nefesini alabiliyor???Yılardır bir saat gibi durmadan çalışan kalbinizin çalışmasına etkiniz nedir acaba???Bir gün bu kalp size yamuk yapıcak olur da duracak olursa kendi iradenizle yaşamnızı devam ettirebiirmisiniz acaba???

Peki niye ölüyoruz hiç düşündünüz mü her şeyin insan emeği olduğunu düşünen akıl niye kendini bu ölümden kurtaramıyor neden doğal afetlere karşı çaresiz???Peki ya hastalıklara ne demeli gözümüzün bile göremediği mikroplar virüsler nasıl oluyorda dünyaya hakim olduğu sanan insanı bir anda yatalak bıakabiliyor hatta canını alabiliyor???İnsanı bu acizliği ve fakirliğini düşündüğümüzde aslında allaha ne denli muhtaç olduğumuzu göreceğiz.. Read more »

Güneş Nerede Batıyor?

Kur’an’da güneşin suyu içinde battığı iddiası mı vardır?

Sonunda güneşin battığı yere kadar ulaştı ve onu kara çamurlu bir gözede batmakta buldu, yanında bir kavim gördü. Dedik ki: ‘Ey Zu’l-Karneyn, (istiyorsan onları) ya azaba uğratırsın veya içlerinde güzelliği (geçerli ilke) edinirsin.’

Kehf suresi 86. ayetindeki “onu kara çamurlu bir gözede batmakta (Mağrib) ( مغرب) buldu,” ifadesinden yola çıkarak Kur’an’da güneşin suyun içine battığını söylendiği iddia edilmektedir. Yine bu ayetlerdeki ifadeden dünyanın düz olduğu sonucunu çıkartmaktadırlar. Oysa diğerleri gibi bunlar da doğru olmayan iddialardır. Bu eleştirilerdeki en büyük hata kelimelerin anlamlarını kavrayamamak ve anlayış eksikliğidir. Kehf suresinin 86. ayetinde geçen Türkçe’ye “batmak” olarak çevrilmiş iki kelime vardır. Bunlara incelediğimizde durum daha rahat anlaşılacaktır:

Read more »

İman Hakikatlerinin Önemi

İman Hakikatleri İmanın Kazanılmasına Vesile Olur

 
Onlar, ayakta iken, otururken, yan yatarken Allah’ı zikrederler ve göklerin ve yerin yaratılışı konusunda düşünürler. (Ve derler ki) “Rabbimiz, sen bunu boşuna yaratmadın. Sen pek yücesin,
bizi ateşin azabından koru.”
(Al-i İmran Suresi, 191)

İman hakikatleri, insanların iman etmelerine vesile olan en önemli sebeplerden birisidir. İman etmeyen kişi derin bir gaflet içindedir. Etrafındaki yaratılış delillerini göremez. İçinde yaşadığı toplumun dinden uzak yapısı nedeniyle zihni günlük hayatın ayrıntıları ile boğulmuş, algıları ve şuuru etrafındaki sayısız yaratılış gerçeğini fark edemeyecek derecede zayıflamıştır. Oysa böyle bir insana, samimi ve vicdanlı olması kaydıyla, iman hakikatleri anlatıldığı takdirde, Allah’ın varlığına ve birliğine, canlı cansız her şeyi Allah’ın yaratmış olduğuna iman etmesi, Allah’ın sonsuz ilmini ve kudretini görmesi umulur. İman hakikatleri, vicdanlı, fakat inkarcı telkinler nedeniyle gerçeklerden habersiz kalmış kimselerin Allah’ın izniyle imana kavuşmaları için çok önemli birer vesiledir. Read more »

Allah Kainatı Neden Yarattı?

Şu kainatın ve içindeki varlıkların Sanii olan Cenabı Hak, şu kainatı çok ciddi gayeler için yaratmıştır. Kuran bunu şöyle bildirir:

Biz göğü, yeri ve bu ikisi arasında olanları oyun olsun diye yaratmadık.
(Enbiya suresi, 16)

Göğü, yeri ve bu ikisi arasında olanları boşuna yaratmadık.
(Sad suresi, 27)

Bütün varlıklar kendilerine mahsus dillerle yüce yaratıcıyı tesbih ve takdis ederler. Kendilerine tevdi edilen görevleri büyük bir zevk ve şevkle yerine getirirler. Mesela güneş bir saniye bile geri kalmadan kendine çizilen yörüngede yoluna devam eder. Irmaklar bir cuş u huruşla denizlere doğru akar. İnsanın emrine verilen hayvanlar tam bir itaatle ona hizmet eder.

Ayrıca, kâinat yaratılmasaydı Allahın sıfatlarının ve isimlerin o sonsuz kemali ve güzelliği bilinmeyecekti. Bu bilgi sadece Allaha mahsus kalacaktı. Cenab-ı Hak isim ve sıfatlarının manevi güzelliklerini tecelli ettirmekle, kendi cemal ve kemalini bu eserlerinde kendisi bizzat müşahede buyurduğu gibi, melekleri, insanları ve cinleri de bu şereften, bu lütuftan hissedar etmek diledi. Read more »